|
||
1 - Ölenin ardından mevlid okutmak, mevlidde de de para karşılığı kuran okutmak doğru mudur? Cevap: Mevlid doğum yeri ve zamanı anlamlarına gelen bir kelimedir. Daha Hz. Peygamber’in zamanında onu öven şiirler yazılmaya başlamıştır. O’nun güzel vasıflarını dile getiren çok sayıda şiir (bunlara na’t da denir) sonraki devirlerde yazılmıştır. Peygamberimiz bu tür şiirleri yasaklamadığı gibi bilakis teşvik de etmiştir. Kab bin Züheyr ve İmam Busiri’nin Kaside-i Bürde’leri bu kabilden çok tutulmuş önemli şiirlerdir. Türkler de İslam’ı kabul ettikten sonra Peygamberimiz’i öven onun hayat safhalarını anlatan şiirler yazmışlardır. İnsanlara bazı gerçekleri şiirin tılsımlı gücü ile anlatmak daha tesirli ve kolaydır. Tük dili ile yazılmış şaheser şiirlerden birisi de Merhum Süleyman Çelebimiz’in yazdığı Mevlid’idir. Son derece duygulu ve bir sanat harikasıdır. Her bir beyti bir ayet ve bir hadise telmihte bulunarak Hz. Peygamber’i son derece güzel bir şekilde anlatmıştır. Tarihi boyunca yirminin üzerinde (bütün Balkan dilleri dahil) dile de çevirilmiştir. Bu şiir üzerinde durmak, sohbet meclislerinde uzun uzadıya şerhetmek lazım, çocuklarımıza iyice kavratmamız gereklidir. Müslümanlar güzel bir adet olarak bazı önemli meclislerinde bu Mevlid’i okumayı adet edinmişlerdir. Ancak öyle olmuş ki bu ibret alınması gereken bir ibadet tarzı olmaktan çıkmış, adeta tamamen bir adet yerini almıştır. Gönül manasını kavraya kavraya okunmasını ve anlamının anlatılmasını ister. Güzel geleneğimiz maalesef biraz bozulmuştur. Bunu aslına kavuşturmak daha uygun olur. Ama ne olursa olsun gerek Mevlid gerekse Kur’an’ı para ile okutmak ve okumak dinimizin doğru saymadığı bir davranıştır. Bundan kaçınılması gerekir. 2 - Bekar bir gencim. Ruhi sıkıntı içindeyim, ibadetlerimi yapamıyorum. Cevap: Sebebi belirsiz sıkıntılar şeytandandır. Kararsızlık irade zayıflığından kaynaklanmaktadır. İrademizi kuvvetlendirecek yine ibadetteki intizamdır, bu hayattaki intizamı da beraberinde getirir. Oruç insanın ruhunu ve iradesini kuvvetlendirir. Bu tür şeyler yalnız yaşamaktan dolayı da olabilir. Hadisi şerifte “ Şeytan’ın yalnız insanı aldatması daha kolaydır” buyurulmaktadır. Eğer o yanlızlık sağlam bir irade ve ibadetle tahkim edilmez ise, insan için zararlı olur. Bilhassa 40 yaşından sonra telafisi , dönüşü zor iz ve eserler bırakabilir. Helalinden kendinize bir hayat arkadaşı, eş bulmanızı ve evlenmenizi tavsiye ederiz. Çünkü bekar insanlar için Hadis-i Şerifte “Bekarlarınız şerlilerinizdir” buyuruluyor. Bekarlık kendi başına potansiyel bir şer kaynağı oluşturur. Başka bir Hadis-i Şerifde “Evlenen kimse dinin yarısını korumuş olur” buyurulmaktadır. Camiiye , cemaate muntazam bir şekilde devamı tavsiye ederiz. Devamlı abdestli gezin ve en azından çevrenizde devamlı irtibat kurabileceğiniz salih kimseleri arkadaş ve dost edinin 3 - 10 yaşında oğlum var.Sürekli olarak, sıkıldım, sıkıntıdan delirecem, çıldıracam gibi sözler söylüyor. Ne yapabilirim? Cevap: Bu tür şeylerde dua ve ayetlerle kendi okuyarak veya bir başkasının okuması ile (Rukye) tedavi caizdir. Hatta ayet ve hadislerde olan bazı duaları yazılı olarak üzerinde taşıyabilir. Bundan kurtulmak Cenab-ı Hakk’ın yardımına bağlıdır. Maddi tedaviye de dikkat etmek lazımdır. Tıbbi tedavi gerekli olabilir. Sebebi belli olmayan bu tür sıkıntı ve vesveseler şeytanidir. Hadis-i şeriflerde belirtilen , muteber dua kitaplarında olan duaları okumak ve okunmak faydalı olabilir. Bu arada M.Zahid Efendimizin “sıkıntılardan kurtuluş” isimli kitabındaki dualar tavsiye edilebilir. Bu hususta hadisi şeriflerde tavsiye edilen dua ve ayetlerin okunması, bu işin ticaretini yapmayan salih , güvenilir Hocaefendilerin tavsiyelerine müracaat edilebilir. Hadisi şerifte “La havle vela kuvvete illa billah” yüz derde devadır, cennet hazinesidir, bunun en hafifi insandan üzüntü ve kederi gidermesidir” buyurulmaktadır. Felak ve Nas sureleri hadisi şerifte tavsiye edilmektedir. Her gün sabah akşam 1 Ayetel Kürsi ile 5 Felak 6 Nas suresi okumak faydalıdır. Abdestli gezmek tavsiye edilir. Allah-u Teala yardımcınız olsun, acil şifalar versin . 4 - Kendimi hayattan kopmus gibi hissediyorun. Büyük bir boşluğun içindeyim. Cevap: Kendimizi kopmuş gibi hissetme vazifelerimizdeki ihmaldendir. Sevgi muhabbet ve adaba belki riayetsizliktendir. Hayatın zorluk ve meşakkatinde bile kendimizi hayattan tecir edemeyiz. Ye’s ve ümitsizlik dinimizde katiyetle yasaklanmış olup , kendimize mutlaka başta farz ve ibadetler olmak üzere hayata kendimizi onlarla bağlamak lazımdır. Yani zorluk , isteksizlik bizi ne ümitsizliğe , ne farzları terke, ne de vazifemizi ihmale götürmemeli . bize tatsız gelen şey yapmamız lazım gereken bir farz, üzerimize tevettü eden bir vazife ise gönlümüz istemese bize zor gelse bile onu yapmalıyız. Yapacağımız işleri keyfimize gönlümüze göre değil , şeriat ve akıl ölçüleri dahilinde ölçüp hareket etmeliyiz. Aksi düşünce şeytandandır. Uymamak lazımdır. Bundan kurtulmak için devamlı abdestli gezmek, bilhassa gece teheccüt namazlarına itina ve ihtimam şeytanın üzerimizdeki bağların hepsini çözeceği hadisi şeriflerde belirtilmektedir. 5 - Resim yapma ve müzik ile ilgili islamın görüşü nedir? Cevap: Öğrenim maksatlı olarak resim çizmek caizdir. Cansız resim çizmek her zaman caizdir. İslam dinine göre düğün ve sünnet gibi sevinçli hallerde –erkek kadın beraberliği- olmamak şartı ile oynamak, kaval ve kudum gibi aletler kullanılark sevinç izhar etmekte bir mahzur yoktur. Sevinmek fitri birşeydir. İnsanoğlu sevincini gösterip, sıkıntılarını geriye ittiği bu tür zamanlara ihtiyaç gösterir. Resulullah (SAV) bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır. “ Helal ile haramı birbirinden ayıran şey kudum çalmaktır.” Tirmizi. İmam Rafii “El Aziz” adındaki kitabında şöyle diyor; “Kaval çalınıp çalınamayacağı ile ilgili 2 görüş vardır. Bunlardan birisi Bağaviye aittir ve o kavalın haram olduğunu söyler. Diğeri de İmam Gazali’ye aittir ki o da kaval çalmanın helal olduğunu belirtir. Bu iki görüşten Gazali’ninki daha doğrudur.Kef el Rüaa, s300 İbnü Hacer ve Kurtubi gibi alimler ise , tambur ve kemençe gibi fasık, ayyaş ve sefihlerin kullandığı çalgı aletlerini kullanmanın ve dinlemenin icma ile haram olduğu görüşünü ileri sürüyorlar. Kef el Rüaa, s306 Ebu İshak El Şirazi de bu hususta şunları söylüyor: “Ud ve tambur gibi çalgıları çalmak haramdır.” Peygamber (SAV) Efendimiz şöyle buyuruyor ; “Allah Teala ümmetime içkiyi, kumarı ve darıdan yapılan içki ile davul ve tamburu yasaklamıştır.” Demek oluyor ki , insanın , şehvet ve arzularını tahrik etmeyen, aksine hüzün ve benzeri duygulara yol açan aletleri çalması dinlemesi caizdir. Ancak yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, insanın şehvet arzularını tahrik eden ve müslümanı sefih ve ayyaşlara yaklaştıran ve daha çok bu tip insanlar tarafından alet ve çalgıları kullanmak haramdır. Bu konudaki delil ise Peygamber (SAV) Efendimiz’in bazı hadisleri ve icmaı ümmettir. Bu konuda alimle ittifak halindedirler. 6 - İslam'da rüya tabiri var mıdır? Cevap: Rüyalara göre amel edilmez. Müsbet noktada rüya ile amel etmek hususu da sadece o rüyayı gören içindir. Bir başkası için asla bağlayıcı olamaz. Çeşitleri vardır. Rahmani rüya vardır, şeytani rüya vardır. Gördüğümüz kötü rüyalardan Allah’a sığınırız. İyi rüyalardan da şımarmamaya çalışırız. Düşündüğümüz şeylerin kaderimiz üzerine etkisi olmaz. İnsan gördüğü rüyaya görü hayatını ve programını değiştirmemelidir. (Alıntıdır-İskenderpaşa) |
||