Derler ki, insnalar en yakınlarına daha çok sitem ederler. En yakınlarını daha çok ihmal edermiş insan. Bilmeden de olsa en yakınlarını daha çok üzermiş. Peki aşkta durum nasıldır dersiniz ? Aşık olduğumuz insan belkide en yakınımızdır. İki kişiyken bir olmuşuzdur çünkü. Ama yine de... rahat durmayız bu durumda bile. İnsan yanımız hemen çıkar ortaya. Ve o yüce duygularımızı baskı altına alır. En yakınımızdakine, aşık olduğumuz insana etmediğimizi bırakmayız. Onu değiştirmeye kalkarız. Sürekli olarak sitem ederiz ona. Kaybetme korkularımız nedeniyle hayatını çekilmez hale getiririz. Yasak üstüne yasak koyarız aşık olduğumuz insana. Daha önceleri bayıldığımız özellikleriyle şiddetli kavgalara tutuşuruz. Hayatın içinde olması gereken aşkımızı sarıp sarmalamaya, kimselere göstermemeye kalkarız. En sıradan şakalarında bile bir bit yeniği ararız. Yapmasını beklediğimiz en sıradan jesti bile alabildiğine büyütürüz gözümüzde. Ve yapmadığı takdirde kıyameti koparmaya başlarız. Her şeyden vazgeçerek sadece bizimle olmasını isteriz. Verebileceklerini değil, veremeyeceklerini isteriz ondan. Ve amacımıza ulaşamadığımızda ise; bizi sevmediğine karar verip, sitem ederiz. Velhasıl; kırk yılın başı bulunabilecek bir aşkı doya doya yaşamak varken, bitip tükenmek bilmeyen sitemlerle lime lime ederiz onu. Ve hızımızı alamayıp bir de kaderimize gönderiririz sitemlerimizi... |  |
|